Kayıtlar

Seyyar satıcıda çocuk güneş gözlüğü

Resim
Geçen günlerde eşimle dışarıda dolaşırken, güneş gözlüğü satan bir seyyar satıcıya rastladık. Yetişkinler için bile sayısız zararı olan bu kalitesiz gözlüklerin, çocuklara hitaben satılması beni hayli üzdü. Özellikle bunları çocuklarına alanları görünce üzüntüm daha da arttı. Satıcının yanına gittim, fiyatını sordum cevap; - 5tl ama daha pahalısı var, onlar 10tl dedi. Gülsem mi ? Ağlasam mı ? bilemedim. Daha doğrusu ağlanacak halimize güldüm diyebilirim. Bir gözlük alıp inceledim, plastikten yapıldığı belliydi ve üzerinde tamda tahmin ettiğim yazı vardı 'made in china' ! Çok alan var mı bunları ? Diye sorduğumda ise duyduğum cevap maalesef ki olumluydu. Çocuğunuzun ilgisini çekmeyi başaran cicili bicili ama göz sağlığını bir o kadar bozucu gözlükleri almayın. Israr edip ağladığında ise, bir şekilde nedenini anlatın ve çocuğunuza zarar vermeyecek kaliteli gözlüklerden alın. Peki, çocuğumuza güneş gözlüğü alırken nelere dikkat etmeliyiz ? Bu soruyu Flore...

Hayır !

Resim
Çocuklarımız yavaş yavaş etrafını keşfetmeye başlarken bizden çokça duydukları kelime 'Hayır' dır diye düşünüyorum. Bende ilk zamanlarda hayır onu elleme, buna dokunma gibi cümleler sarf ederdim, farkına vardım ki, hem kendimi yoruyor hem de kızıma engel oluyordum. Sonra kızıma 'Hayır' demeyeceğim bir ortam hazırlamaya karar verdim. Dolapları bağladım, etrafa zarar vermeyecek objeler serpiştirdim ve sonunda ikimizde rahat bir nefes aldık. Bende günde yüz bin kere 'Hayır' demekten kurtuldum. Yine de ev ortamını ayarlasak da, dışarıda 'Hayır' demekten alıkoyamıyoruz kendimizi. Sanırım bu kelimeyi sarf etmemize engel olacak bir şey yok. Kızım yaş itibariyle ona uzun cümleler eşliğinde neden o hareketine yada tavrına hayır dediğimi anlayabilecek bir dönemde olmadığı için mecburen net bir şekilde yüz mimiklerimi de kullanarak 'Hayır' demek durumunda kalıyorum. Bazen 'Al işte yine hayır dedim' diye hayıflansam da kızım beni anlayana k...

Bana BABA olmayı anlat BABA

Resim
Babalar günü için tam 4 BABA BLOG bir arada ! Babalar ve Kızları, Tuğkan Tepiltepe, Cafer Şen, Genç Baba Soma da yaşanan facia dan ve etrafımızda yaşanan olaylardan dolayı, bir çok çocuğumuz babasız kaldı. Bu nedenlerle bende Babalar gününü sevinçle geçirmek istemedim, içimden gelmedi. Ne yapabilirim ? diye düşünürken, Baba olmanın nasıl bir şey olduğunu, içtenlikle ve sadelikle yazabilecek BABA BLOG 'lar aklıma geldi. Sağ olsunlar onlarda beni kırmadılar ve destek verdiler. Maillerden yazılar geldikçe, gözlerimi dolduran bu muhteşem dört yazıyı sizin huzurlarınıza sunuyorum. babalarvekizlari.wordpress.com güzel ve heyecanlı bir duygu babalar günü, yaklaştıkça insan bir başka hissediyor... hele ki sloganınız 'kız babası olmayan, baba oldum demesin' derken, babalar günü için evde sizi bekleyen iki kızınız varsa. Peki nedir bu baba olmak? 'Bana BABA olmayı anlat BABA' dese kızlarımdan biri ne derim? nasıl anlatırım... Açıkçası Siyah Anne bana bu sor...

Bu çocuk kime benziyor ?

Resim
Bebek daha dünyaya gelir gelmez; burnu babasına benziyor, yüz şekli aynı sen, boyu uzun olacak sanki, sizde de esmer tenli hiç yok ama... Gibi sinir bozucu cümle öbekleri havada uçuşur durur. Sizde lohusa yatağınızda sinir olduğunuzla kalırsınız. Ayrıca bu yorumlardan da ömür boyu kurtulamazsınız, bizim insanımız eleştirmeyi, yorum yapmayı çok sevdiğinden maalesef ki bunları hep duyacağız. Bir de bana yapılan yorum var ki illallah geldi, sanki herkes ağız birliği yapmış gibi. - Erkek mi çocuğun ? - Hayır Kız - Aaaa aynı erkeğe benziyor. Demek ki bunun arkası erkek çocuğu. - !??!!?? Teyze eleştiriyi bitirdi de, olmayan ikinci çocuğumun cinsiyetini belirledi. Tamam, yine anlıyorum fiziksel olarak çocuğu anne- baba ya benzetilmesini. Bazı çocuklar gerçekten benzeyebiliyor ama çocuğu 'kişilik' olarak birilerine benzetmek kadar yanlış bir şey yok. 'Bu çocuğun annesi babası çok sakin insanlar, o nasıl öyle yaramaz olmuş acaba? Dedesi biraz fena biriymiş, aslında ...

Türkiye’de Ayakkabı Kardeşliği başladı!

Resim
Yine güzel bir sosyal sorumluluk projesi ile buluştum, blog'da tüm yayınladığım projelere elimden geldiğince katılmaya çalışıyorum. Bu da onlardan biri. Sizde ihtiyacı olan çocuklarımıza katkıda bulunmak isterseniz, aşağıdaki yazıyı okuyup yapılması gerekenleri yerine getirmek. Bizim ayakkabılarımız gönderilmeye hazır. Haydi sizde elinizi uzatın ! İhtiyaç sahibi bölgelerdeki çocuklar için harekete geçen TakaTuka.com ve TOÇEV,tüm Türkiye’nin katılımının hedeflendiği bir kardeşlik projesini hayata geçirdi. Ağustos 2012’de kurulan ve online ayakkabı sektörünün öncü markalarından olan TakaTuka.com ile bu yıl 20. Yılını kutlayan Tüvana Okuma İstekli Çocuk Eğitim Vakfı(TOÇEV) , “ Ayakkabı Kardeşliği” sosyal sorumluluk projesi için bir araya geldi. Giyecek ayakkabıları bulunmayan çocukların ihtiyacını karşılamayı ve çocuk ayaklarının hızlı büyümesi sebebiyle çok az kullanılan ya da kullanılamadan küçülen ayakkabıları tekrar kullanıma kazandırmayı amaçlayan Ayakkabı Kardeş...

Evden çalışıp, kariyer yapmak isteyenlerin sitesi

Resim
Bu proje hayata geçmeden önce, Figen Hanım twitter vesilesiyle duyurular yapıyordu, hemen ilgimi çekti ve konuya bende dahil oldum. Sonrasında bana mail atarak projenin detaylarını paylaştı. Tüm kadınlar için faydalı olacak bu proje beni de çok heyecanlandırmıştı. Artık bu güzel site projesi hayata geçti, şimdiden bir çok üyesi ve iş veren - iş alan kadınlar var. Sizde evinizden para kazanmak, yaptığınız işleri sergilemek istiyorsanız Pembe Kariyer'in kapısı sonuna kadar açık Buradan Figen Hanıma bu güzel site için teşekkür ediyorum ve diğer site bilgilerini sizinle paylaşıyorum... Uzun süren çalışma hayatınıza son verdiniz.. Severek çalışmak istediğiniz işi bir türlü bulamadınız.. Standart veya uzun süren mesai saatleri hiç bir zaman size göre olmadı.. Ev ortamında da kahvemi yudumlarken çalışabilirim diye düşündünüz. Ya da çocuğunuzla da vakit geçirerek de çalışabileceğinize karar verdiniz. Hem sosyal hem de ekonomik özgürlüğümü istiyorum diyorsunuz.. Tam da bu...

pembe kız'ın halleri

Bu sıralar Nil günden güne bir değişim içerisinde. Tam 16 aylık oldu, gözümün önünde büyüyor resmen. Bazı sabahlar uyanıyor ve hop ya saçı uzamış yada boyu. İştah konusunda ise şimdiye kadar sorun yaşamadım, fazlasıyla yiyiyor da o yenilenler nereye gidiyor onu çözemedim. Hoş o kadar harekete de kalori dayanmaz. Kelimeleri daha net çıkarıyor, yavaş yavaş cümle kurmaya başladı ilk cümlesi 'dede yok' oldu. Dün ise beni çok şaşırttı buzdolabı üzerinde duran Atatürk posterini gelip geçtikçe gösterip bak Atatürk derdim, dün parmağını postere uzatıp 'Tattuu' dedi :) O anki duygumu anlatamam, gözlerim doldu ve kızıma kocaman bir öpücük kondurdum. Psikolojik olarak bazı zamanlar hiç durmamacasına mızırdanıyor bu çok can sıkıcı ve iç delici olsa da, sabır gösteriyorum. Sanırım 2 yaş sendromuna doğru yol alıyoruz. Akşam yemeğinde mama sandalyesinden kalkıp, masanın üstüne çıktı oradaki bir tabak domatesin çoğunu elleriyle hapır hupur yedi, kalanları masanın üstüne döktü ...