Kayıtlar

Şubat, 2014 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

'Fatma ana eli' otu

Resim
Önceki yazımda doğum hikâyemin sonuna not yazmıştım, bu yazımda da onu açıklayacağım. Öncelikle bu nadide otun elime nasıl ulaştığını anlatayım;
Amcam ve eşi umre 'ye gitmişlerdi, orda bir kadının elinde otu gören yengem, ne için kullanacağını sormuş aldığı cevap ise, hem bebeği olmayanlar hem de doğum yapacak olan kadınlara kolay bir doğum sağlaması için kullanıldığıymış. E tabii bunu duyan yengemin aklına hemen ben gelmişim ve sağ olsun benim için de  bir tane almış.


Nasıl kullanıldığını bilmediğimiz için bir araştırma yaptım ve bu otun kullanımı hakkında bir çok yazıya rastladım. En çok kullanılan uygulama şu şekilde yani, bizim de kullanış şeklimizi yazacağım, Doğumum başladığı zaman annemi aramıştım, su dolu bir kavanozun içine koyup istediği duaları okumuş, tabii benim niyetime.


Bu ot yumak gibi suyun içine koyulduğunda yavaş yavaş açılmaya başlıyormuş, kime niyet edildiyse doğum olurken o ot gibi rahimde açılıp kolay doğum oluyormuş.
Biz eve geldiğimizde son açılmış hali…

Duble pozitif doğum hikâyesi

Buda benim hikâyem...


Hamile olduğumu öğrendiğim andan itibaren, herkes gibi bende kitaplardan, internetten ve doğum yapmış kişilerden birçok bilgi toplamaya başlamıştım.


Doğum nedir ? Nasıl yapılır ? :)



Kişilik olarak da rahat, öyle her şeyden korkan, pek ağlamayan biri olduğum için doğum korkusunu hiç yaşamadım. Arada bir korku yoklasa da 'herkes bu olayı geçiriyor, ben mi atlatamayacağım' diyerek kendime telkinler veriyordum.


her şeyde olduğu gibi çevrenin merakla bitmeyen soruları o hassas dönemde etkiliyor insanı. Özellikle 'korkuyor musun' soruna verdiğim 'hayır' cevabına karşılık 'hadi hadi yalan atma, biraz da olsa korkuyorsundur işte' üstelemeleri beni benden alıyordu. İllaki korkutacaklar insanı.
Benim aklımda hep şu vardı 'Gideceğim, derinnn nefesler alacağım ve tamam hemen kızımı kucağıma alacağım' bilinç altıma devamlı bunu yerleştirdim.


Öyle de oldu. Eşimi işe geçirdikten yarım saat sonra lavaboya gittim, orada suyum birden geldi.…

1 yaş doğum günü partimiz

Resim
Zaman hızla gelip geçti ve kızımız 1 yaşına bastı. Doğum gününü hazırlarken gerçekten çok yoruldum ama değdi.

Doğum günü konseptimiz kelebekti, Tabii bu konsepti belirlememde Pınar Karacasu hanımın çok etkisi oldu. Kendisine öncelikle teşekkür etmek istiyorum.

Süslemelerimiz'in ve masamızın resimleri;


Bannerımız


Süslü çubuklarımız

Su şişelerimiz

masamız


Pastayı beğenmediğim için tek fotoğrafını çekmedim :)

1 yaş şekerlerimiz söylemesi ayıp ben tasarladım ben yaptım :)


Çatallarımızın ucuna gümüş rengi taş yapıştırdım.


Peçetemiz


Simli strafor yazımız

Simli eva dan eşimin kestiği kelebekler.




Kesilen kelebeklerle tül üzerini süsledik

Son olarak doğum günü Kızı ve Annesi :)







Benden de bir 'iş' dökme

Dün akşam sevgili Şebnem yani nam-ı diğer 'Manyak Annenin paylaştığı yazıyı okuduğumda, içim titredi çünkü yazdığı yazının birçok cümlesinde kendimi de gördüm. Yazıyı Buradan okuyabilirsiniz.

Ve bende bu konu hakkında bir şeyler yazmak istiyorum.
Benim için işsizlik iki 'ye ayrılıyor. şöyle ki;

Nil'den önce;

Yoğun çalışma dönemi ardından birden kendimi 'işsiz' olarak buldum. Başlarda 'dinleneyim' olarak başlayan bu eylem sonrasında eve kapanıp depresyona girmeye kadar gitti özellikle de çevre faktörünün etkili olduğu bu dönemim ağır laflarla ve iğnelemelerle dolu.
'Diploması olanları da görüyoruz iş bulamıyorlar' ve özellikle bana hitaben söylenen 'Sen daha iş bulamadın mı?' (Buradaki 'daha' ya dikkatinizi çekmek istiyorum) gibi.
Yok, dediğim de ise 'sen iş beğenmiyorsun galiba' demeleri saçma eleştiriden başka birşey değildi oysaki. Bir sürü sertifika, eğitim, okumuşluk, ful tecrübe e bırak da az buçuk ayırayım.

Tabi bu arad…