Ana içeriğe atla

Çocukları Hazır Gıdalardan Uzak Tutmak



Geçen hafta marketten aldığımız bir ürünün zararlı içeriğini paylaşmıştım. Banu Hanım da bu konulara önem gösteren bir anne ve yemekyolculuğu bloğunun sahibi. Bizim için konuk yazar oldu ve bu konu hakkındaki düşünceleri yazdı.
Keyifli okumalar...

Hazır gıda endüstrisi için büyük bir hedef kitlesi olarak görülen çocukları bu tür gıdalardan uzak tutmak hiç de kolay bir şey değil aslında. Gıda sektörünün gücünü ve olanaklarını düşünün; çocuklara yönelik reklâmları, halkla ilişkiler kampanyalarını, hatta marketlerde ürünlerin nasıl yerleştirildiğini getirin aklınıza. Bütün sistem onları bu tür gıdalara özendirmek için tasarlanmış. Alma niyetimiz olmasa bile, kaçımız bir market kasasında ödeme yaparken, çocuğumuz kasanın çevresine yerleştirilmiş bir çikolatayı, şekeri veya dondurmayla hiç alakası olmadığı halde dondurma diye satılan tatlıları istediğinde başarıyla direnebiliyoruz?


İtiraf edeyim, böyle bir durum olduğunda ben olay çatışmaya dönmesin diye istenilen şeyi orada alıyor ve sonra unutturmaya çalışıyorum. Bazen unutuyorlar eve gelene kadar. Tabii her zaman başarılı olmuyor unutturma çabam. 

Çocuklarımı katkılı gıdalardan uzak tutmak konusunda en önemsediğim ve etkisine inandığım yöntem bunları eve hiç almamak. Evde bulunmayan, sık görmediği ve ailede tüketilme alışkanlığı olmayan gıdalara çocukların talebi de az olacaktır diye düşünüyorum. Eve cips, kolalı içecekler, tuzlu kraker veya hazır kurabiye gibi şeyler almıyoruz. Hiç ambalajlı ürün almıyor değiliz tabi. İçeriğine bakarak, glikoz şurubu içermeyen çikolata alıyorum. Aslında bunlar konusunda da içim çok rahat değil ama çikolata istedikleri zamanlarda olayı çatışmaya dönüştürmek istemiyorum. 

Çocukların yeme alışkanlıklarını sadece ailelerinin etkilemediğini biliyorum tabi. Arkadaş çevresi ve okul da bunda etkili ve bu alanlar her zaman bizim kontrolümüzde olmayabiliyor. Ama bu, bizim bu tür gıdaları evde bulundurmama sorumluluğumuzu ortadan kaldırmaz bence. Dışarıda yeme olasılıkları var diye evde de bunlara teslim olmayı doğru bulmuyorum. Kısaca, çocuklarımı bu gıdalardan ne kadar uzak tutarsam o kadar kârda olduğumu düşünüyorum. Ayrıca, yeme alışkanlıkları evde yapılmış yemeklerle küçük yaştan itibaren şekillenen çocukların bu yönde bir damak zevki geliştireceklerine inanıyorum. Çocuklarım henüz o yaşlara gelmedi ama şimdi kazandıkları yeme alışkanlıklarını ileriye de taşıyacaklarına inanıyorum.
   

Evde çocuklara hazır gıda alternatiflerinin yapılması da çocukları katkılı gıdalardan uzak tutmakta faydalı bir yöntem. Keki, pudingi, limonatayı, kurabiyeyi marketten istemesinler diye evde yapıyorum. Hatta çocuklar da işe dahil oluyorlar, hep birlikte yaptığımız bir eğlenceli bir şeye dönüşüyor. Çocuklar tatlı şeyleri seviyorlar, onları bunlardan tamamen mahrum bırakmak pek mümkün değil, zaten aslında böyle bir çabam da yok. Evde benim malzemelerini özenle seçerek yaptığım tatlıları yemelerini çok sakıncalı bulmuyorum açıkçası. Bir keki hazırlamak 10 dakika sürüyor. Paketli toz pudingin üzerine süt döküp kaynatmakla, evde üç-dört malzemeyi karıştırarak kaynatmak arasında büyük zahmet farkı yok. Limonatayı yapmak için gereken limon suyunu sıkmak ve şekerini ayarlamak. Yani, evde hazırlayarak çocukları market ürünlerini istemekten vazgeçirmenin yorgunluğu öyle fazla değil diye düşünüyorum.

  Çocukları markete götürmemek de onları zararlı gıdalardan uzak tutmak için iyi bir yol aslında.
Ama günlük koşuşturmalar içinde bu her zaman mümkün olmayabiliyor. Yine de elimden geldiğince markete yalnız gidiyorum. Çocuklarla gitmem gerektiğinde ise aç olmamalarına dikkat ediyorum. Bunu tecrübeyle biliyorum, karınları aç değilse fazla talepkar olmuyorlar. Onlara bir sorumluluk vermek de dikkatlerini uzaklaştırıyor abur cuburdan. Mesela oğlum market listesini elinde tutmayı ve bana okumayı seviyor. 

Mutfakta çok mutlu.
   Sağlıklı ve doğal beslenmelerini istediğim için çocuklarımı zararlı gıdalardan uzak tutmak konusunda epey kafa yormakla birlikte, bunu onların yanında çok dillendirmemeye çalışıyorum. Buna da psikolojik mücadele yöntemi diyebiliriz. Çocukların önünde bu konuyu sık konuşmak ve meraklarını uyandırmak istemiyorum. İlkokul ikinci sınıf öğrencisi olan oğlumla bazı şeyleri konuşuyoruz tabi. Yine de bunu ölçülü ve onun kafasını karıştırmayacak şekilde yapmaya çalışıyorum. Kızım iki yaşında olduğu için onunla böyle bir diyalogumuz yok haliyle ama o da ağabeyinin yediklerini istiyor, yani birinin alışkanlıkları diğerini etkiliyor. Bir de işin başka insanlar boyutu var. Toplu ortamlarda arkadaşlarınızın çocukları bunları yerken sizin çocuklarınız da istiyorlar doğal olarak. O zaman ikram edileni almalarına izin veriyorum. Ama çoğunlukla olay o noktaya gelmeden önce devreye girmeye çalışıyorum. Başka çocuklarla buluşacağımız zaman kek ve kurabiye götürüyorum, süt alıyorum. Ben aslında bu konuda şanslıyım çünkü arkadaşlarımızın çoğu bu konuda duyarlı ve bizim hassasiyetlerimize saygı gösteriyorlar. Ama siz çocuğunuza cips yedirmemeye çalışırken size uzaylıymışsınız gibi bakan ve bu tür ürünleri yedirmeyi çocuklarına kendileri teklif eden birçok insan olduğunu da biliyorum. 

Bazen çocuğun isteğine direnmemek iyi sonuçlar da verebiliyor. Oğlum 5 yaşındayken, yaşıtı bir arkadaşı mandalinalı gazoz istedi. Babası olan arkadaşımız çocukların ikisine birden aldı bu asitli içeceklerden, müdahale etmedik. Ama oğlum bir yudum alınca içmeyeceğini söyledi. O zamana kadar hiç içmemiş olduğu için acı ve sert geldi kendisine. Bir daha o tür içecekleri istemedi. Damak zevkinin şekillenmesi derken kastettiğim şey bu aslında. 

Çocuklarımı sağlıklı ve doğal gıdalarla beslemek için yaptıklarımı şimdilik böyle özetleyebilirim. Bunun devam eden bir süreç olduğunu ve çocuklar büyüdükçe şimdiden öngöremediğim başka durumlarla karşılaşacağımın farkındayım. Çocuklarımın neleri yiyeceğini sürekli kontrol altında tutamayacağımı da biliyorum. Ama onları bunlardan ne kadar uzak tutabilirsem, o kadar iyi bence. Bu, benim bu konuda benimsediğim en temel ilke diyebilirim. İşte bunun için elimin altında sağlıklı alternatifler bulundurarak ve olayı çatışmaya çevirmeden damak zevklerini ve yeme alışkanlıklarını şekillendirme çabamı sürdüreceğim.



Beni Takip Edin
 © by siyahanne

Yorumlar

  1. Bunu yapmak çok zor gerçekten. Ben bile kendimi zor uzak tutuyorum onlardan :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Arada kaçamak yapıyoruz biz de, önemli olan devamlı tüketmemek:)

      Sil
  2. Resim bile o kadar iştah kabartıyor ki ben kendimi tutamıyorum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zaten zararlı yiyeceklerin hepsi de çekici değilmi :)

      Sil
    2. Aynen fenomen! Hamburger gördümmü zor dayanıyorum :)
      Ama ben de şimdilik zararlı gıdalardan uzak tutuyorum. Elimizden geleni de yapmalıyız bence. Tabi ki engel olamadığımız noktalar olacak ama ne kadar az yese, ne kadar az alışsa o kadar iyi!
      Yazı güzel olmuş ve ufaklıkları ve sizi tebrik ediyorum :)

      Sil
  3. Çok güzel bir paylaşım olmuş. Yazınızdan küçük notlar yazdım kendime teşekkürler..

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

XP Matte Lip-gloss 101 / 102 / 103 numara

XP markasını son günlerde sıkça duyar olduk. Bence bu kadar popüler olmasının sebebi de boşa değil gibime geliyor:)
Bu marka ile tanışmam üçlü kaş farı ile oldu ve hali hazırda devam etmekte.
Son favori ürünlerim ise mat gloss lar. Ben bu kadar kalıcı bir ruj koleksiyonu görmedim...
Benim elimde 101, 102 ve 103 renkleri var.








101 numara pembe alt tonlu nude rengi. Günlük olarak En çok bu rengi kullanıyorum ve mat yapısı olsa da tam bir yaz rengi .




102 numara kahve alt tonlu nude rengi ve her renk kombine uyuyor. Kurtarıcı bir mat gloss.




103 numara ise daha koyu kahve bu günlük kullanıma çok uygun değil, tabii kişiye göre değişir ama ben günlük kullanmadım :)




Fiyatı 7.5₺ ve fiyatına göre çok fazla hakkını veriyor. Gün içinde asla çıkmıyor, makyajı temizlerken bile uğraştırıyor. Bu seri nin iki rengi daha var biri bordo, diğeri ise mürdüm. Ben koyu bulduğum için şimdilik onları tercih etmedim. Eğer görürseniz bir şans vermenizi öneririm. 
Sevgiler... 






Beni Takip Edin İnstagramFacebookTwitter © by…

Pastel Matte Serisi / 553 Chocolate Yorumu

Pastel'in yeni serisi Pro Fashion Matte adıyla piyasa çıktı. Ben bu seriden 553 numaralı Chocolate rengini seçtim. Renk gerçekten muhteşem tam benim sevdiğim gibi Nude tonlarına uyacak şekilde olmuş. Yapısı ve rengi dudağa vermesi de güzel ama ben matlık adına pek tatmin olmadım diyebilirim. Açıkçası Golden Rose Velvet Matte rujlarınla yarışamaz diye düşünüyorum. Yapısı bence yarı saten'e kaçıyor. 
Ürünün tanıtım yazısı ise şu şekilde;
'Pürüzsüz ve mat görünüşüyle şıklığı, birbirinden farklı renk seçeneğiyle yılın trendlerini yakalayın.
Tek sürüşte yoğun renk veren ince ve hafif formülüyle gerçek kadife etkisini dudaklarınızda hissedin!'
Kısacası ambalaj, renk verme güzel ama matlık konusunda sınıfta kaldı benim için.


Sizde bu seriden kullandıysanız yorumlarınızı paylaşmanızı dilerim...

Beni Takip Edin PinterestFacebookTwitter© by siyahanne

Sürpriz Yumurtadan Müzik Aleti yapımı

Yapımı oldukça basit bir aktivite önerisi ile tekrar karşınızdayım. Yapacağımız müzik-ritim aletinin ismi marakas, bizim dilimizde ise çıkı çıkı :) Bu aleti yaparken ayrı, yaptıktan sonra ise ayrı eğlenebilirsiniz. Bir an önce çocuğunuzla güzel vakit geçirebilmeniz için, hemen malzemeleri yazıyorum.

Bir adet marakas yapımı için malzemelerimiz;


* 2 adet plastik kaşık
* 1 adet plastik sürpriz yumurta
* Bir tutam mercimek
* İnce bant
* Çeşitli süsler

Yapımı;
Mercimekleri, yumurtanın içerisine koyup kapatıyoruz. iki kaşığın arasına yumurtayı yerleştirip, kaşıkların bitiminden ve sapının en alt kısmından sıkı bir şekilde bantlıyoruz. Geri kaldı en keyifli işe yani süslemeye. Müzik aletinizin üzerine renkli etiketler yapıştırabilir, tuttuğunuz yerlere kurdele bağlayıp ses ile birlikte efektte verebilirsiniz.

İşte Marakas hazır, asıl eğlence şimdi başlıyor. ister eliniz de sallayarak, isterseniz de bir yere vurarak ritim eşliğinde çocuğunuzla bağıra bağıra şarkı söyleme zamanı :) Biz vurmak…