Çocukların en güzel terapisi 'boyama'

Son günlerde boyama ile çok haşır neşiriz. Her ne kadar ben berbat çizimler yapsam da kızımla çok eğleniyoruz. Boyama, uğraştırma gerektirmeyen, hayal gücünü tam kapasite destekleyen ve benim için birinci sırada yer alan bir aktivitedir.
Ayrıca çocukların üzerinde çok büyük bir terapi etkisi yarattığına da eminim. Nasıl vardın bu kanıya ?derseniz; Önceki gün kızım ateşlendi ve sabaha karşı acile gittik. Gün içinde de ateşi devam etti. Bende onu oyalama amaçlı sulu boya ile kağıtları çıkardım. Biraz fırça ile gelişi güzel çizgiler çektikten sonra, ellerini de boyayıp el izlerini çıkardı, o kadar mutlu oldu ki...

Tekrar ateşini kontrol ettim ki inanamadım, ateşi düşmüştü !

İster tesadüf deyin, denk gelmiş deyin ama ben 'boyamanın' terapi etkisine inandım bu olayla. Her gün farklı boyama kalemleri ile bu etkinliği yapıyoruz. Eğer sizde boyama yapıyorsanız üç önerim olacak.

* Günde bir defa boyama aktivitesi yapın, eğer gün boyunca kalemler yerde kalırsa çocuğunuz kalemleri değersiz görebilir.

* Farklı yapıda kalemler alın, hepsi aynı renk ne gerek var? demeyin. Pastel boya, kuru boya, sulu boya, keçeli kalem... bırakın onların da doku ve yapılarını hissetsin.

* Boyama esnasında dökülme kazalarına karşı yere biraz kalın dokuda örtü serin.
Bizim boyama kalemlerimiz ve çizimlerimiz.




Son olarak 'boyama' ile ilgili bu 10 maddelik güzel yazıyı sizinle paylaşıyorum.

1. Bir çalışmanın nasıl olması gerektiği konusundaki beklentilerinizi unutup, neyi nasıl kullanacağını çocuğunuzun kararına bırakın. (Yaratıcı düşüncenin esası olan keşfi engelleyen şey, anne babanın direktifleridir.)
2. Asla çocuğunuzun çalışmasına elinizi sürmeyin. (Çocuğun bir resmi kendi başına ortaya koyması, sizin resme yapacağınız katkıdan daha önemlidir.) Sizin müdahaleniz çocuğun cesaretini kırabilir.
3. Resimdeki tesadüfi şekilleri gerçek nesnelere benzetmeyin. (Bu, çalışmanın değerini yitirmesine yol açacaktır.)
4. Çocuğa “nasıl” çizmesi gerektiğini göstermeye kalkmayın ya da onun adına gerçek resimler çizmeyin. (Öğretmeye çalıştıklarınız, çocuğunuzun “keşfetmesini, yaratmasını” engeller nitelikte olabilir.)
5. Çocuğunuza asla “Bu ne?” ya da “Ne çiziyorsun?” gibi sorular sormayın. (Onun yaptığı şeyin nasıl olduğu, ne olduğundan daha önemlidir.)
6. Çocuğunuza asla boyama kitapları, kalıplar, çizim makineleri gibi sanatsal yaratıcılığı engelleyen oyuncaklar almayın. (Başkasının yarım bıraktığı bir şeyi tamamlamak çocuğunuz için herhangi bir yarar sağlamayacaktır.)
7. Asla çocuğunuzu resim yarışmalarına veya çocukları karşı karşıya getiren etkinliklere katılmaya yöneltmeyin. (Çocuklar için en faydalı olanı amaçlarını belirleyip kendi kendilerine yarışmalarıdır.)
8. Çocuğunuzu, tek doğru yanıtı bulmaya değil, çözüm olabilecek pek çok alternatif üretmeye yöneltin. (Gerçek yaşamda her sorunun tek bir çözümü yoktur. Sanat sorunları nasıl çözebileceklerini öğretir çocuklara.)
9. Uygun olmayan yüzeylere resim çizdiği için çocuğunuzu asla azarlamayın, ona kağıt verip “Güzel. Çizme isteğin kabardı anlaşılan,” deyin. (Her zaman olumlu tepkiler verin, çizim yapmak istediğini fark ettiğinizi vurgulayın mesela.)
10. Bir gelişim sürecini tamamlamadan diğerine geçmeye zorlamayın çocuğunuzu. (Her aşama önemlidir, birinden diğerine hızla geçmek yarardan çok zarar getirebilir.)
Etkinliğe ve yaşa göre düzenlenmiş “Sanatsal Gelişim Standartları”, çocuğunuzun gelişimini izlemede size rehber olabilir.


      Bu güzel yazıyı kaynağından bulup bizimle paylaşan ve benim de paylaşmama destek olan,     
 Sevgili fasulyedesign.blogspot.com.un yazarı Gonca Göçmen Aktaş'a teşekkür ediyorum.



Yorumlar

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Günlük süt ile yoğurt nasıl yapılır ?

Cold-Mix burun acıcı damla deneyimimiz

Sürpriz Yumurtadan Müzik Aleti yapımı